1 Mart 2008 Cumartesi

Bu da bizim sınıfın okuma ağacı

Sağdan 5.dal benimki...

6 yorum:

Öykücü dedi ki...

Okuma ağacı da nedir Ozan?

Bu arada bu yazdıkların ileride senin için çok değerli olacak.

şule dedi ki...

Ozan'lar okudukları her kitabın 20 sayfasını okuyup bitirdiktek sonra bir yaprağa not edip, bunu okuma agaclarina yapistiriyorlar. boylece siniflarina ait agac her gecen gun biraz daha yesilleniyor :)

endiseliperi dedi ki...

hımmmmm... şimdi sen yazınca anladım şule. ben de bilmiyordum okuma ağacının ne olduğunu ozi. bizim zamanımızda okumayı öğrendiğimiz zaman kırmızı bir kurdele takarlardı, o kadar. benim öğretmenim de kitap okumamızı çok ister, kütüphaneden kitap verirdi bize. okurken dudaklarımızı kıpırdatmamamızı da özellikle tembih ederdi: "kocaman oldunuz, artık gözlerinizle okuyun şu kitabı, dudaklarınızla değil," derdi:)

benim ilk okuduğum kitap arı maya. sen bilmiyorsundur belki ama, annen sana anlatır; çok severdik biz onu, tatlı bir arıydı.

ozi, daha bu sabah oğlum arçil'le
(13 yaşında o)kulak deldirme sohbeti geçti aramızda. o da deldirmek istiyor kulağını büyüyünce. dediğine göre sınıfında her kulağında iki delik olan bir çocuk varmış. ama ben bu kadar erken yaşta, böyle kararlar alınmasını doğru bulmuyorum. belki büyüyünce kulağını deldirdiği için pişman olacak, değil mi?

ooo ne çok konuşmuşum. ozi'ciğim ben seni çok ama çok akıllı buluyorum. öyle ki sana aferin demek bile az ve hafif bir şeymiş gibi.


öperim seni. hah unutuyordum, sempe'nin pıtırcık serisi var; biz arçil'le yıllarca o kitapları okuduk. çok tatlı kitaplar. öncesinde de susam sokağı ve şirinler sevdiğimiz kitaplardandı. aklında olsun, dedim.

tekrar hoşçakal.

endiseliperi dedi ki...

şunu demeyi unutmuşum ozi'ciğim; gerçek adım endişeli peri değil elbette. ama ben her şeyden çabucak endişelen ve biraz da peter pan'ın perisi gibi iyi ama biraz da afacan bir periyim sanki.gerçek adımı da seviyorum ve gerçek adımda senin adında da olan ortak bir harfimiz var:) bil bakalım o harf hangisi? şaka şaka, boşver.

hadi ben gideyim artık ozi.

Geveze Kalem dedi ki...

Sevgili Ozan,
Az önce annenin bloğunda dolanırken senin de bir blog açmış olduğunu öğrenip geldim hemen. İzin almam gerekli miydi bilmiyorum ama yazılarını başından sonuna kadar okudum. Samimiyetle söylemeliyim ki yaşları senden epeyce büyük birçok 'blogger'ı okumaktan çok daha keyifliydi seni okuma sürecim. Hatta kesinlikle belirtmeliyim ki türkçeyi doğru kullanımın anlamında büyük bir çoğunluktan iyisin.

Aslında beni bir parça tanıyorsun, geçen akşam annenle Aras'ların evinde yemekteyken uğramıştım bir ara. Sadece kapıdan Aras'ın annesiyle bir işimi halledip dönecekken, senin orada olduğunu öğrendiğim için girmiştim içeriye. Çünkü daha öncesinde seni annenin yazılarından birazcık tanımıştım ve bahsi geçen o başarılı, duygusal çocuğu yakından görebilmek için gelmiştim yanınıza.

Bundan sonrasında seni bloğun vasıtasıyla yakından takip etmek isterim. Ayrıca bazı yerlerde izlediğin filmlerden, dinlediğin müziklerden, okuduğun kitaplardan da bahsetmişsin ya, eğer yazılarında onlar hakkında daha detaylı bilgi verirsen çok mutlu olurum. Mesela filmleri beğenip beğenmemenle ilgili nedenlerini, kitapların seni nasıl etkilediğini ya da tekrar tekrar dinlediğin bazı müziklerin seni neden etkilediğini falan -eğer sıkılmazsan- yazabilirsin belki.:)

Kocaman sevgilerimi gönderiyorum sana...

Adsız dedi ki...

Il semble que vous soyez un expert dans ce domaine, vos remarques sont tres interessantes, merci.

- Daniel